Web sitemize hoşgeldiniz, 13 Mayıs 2021

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine Yılları

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine Yılları

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine Yılları

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke ve Medine’deki hayatıyla ilgili neler biliyorsunuz?

Hz. Muhammed (s.a.v.) 610 yılının Ramazan ayında Kadir gecesinde Hira mağarasında derin düşünceler içindeyken Yüce Allah, vahiy meleği Cebrail (a.s.) aracılığıyla ona Alak suresinin ilk beş ayetini vahyetti.

Hz. Muhammed (s.a.v.) heyecan içinde evine döndü ve başına gelenleri hanımı Hz. Hatice’ye (r.a.) anlattı. Hz. Hatice (r.a.) onu sakinleştirdi. Daha sonra bu olayı bir hanif olan Varaka’ya anlattılar. (Bünyamin Erul, “Varaka b. Nevfel”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 42, s.517.) O, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) korkmaması gerektiğini, ona gelen meleğin Cebrail (a.s.) olduğunu ve kendisine peygamberlik verildiğini söyledi. (Buhârî, Bed’ül-vahy, 3.) Bu olay yaşandığında Hz. Muhammed (s.a.v.) 40 yaşındaydı.

Yüce Allah’ın peygamberlerine gönderdiği her türlü bilgi ve mesaja ve bunların bildirilme işine vahiy denir. Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim, 23 yıllık bir süre içinde Allah’tan (c.c.) Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ayet ayet, sure sure indirilen vahiylerden oluşur.

İlk Müslümanlar kimlerdir?

İlk vahiyden bir süre sonra Yüce Allah, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) mesajlarını insanlara açıklama ve onları İslam dinine davet etme görevi verdi. O, en yakınlarından başlayarak insanları İslam’a çağırdı. Hz. Hatice (r.a.), Hz. Ali (r.a.), Hz. Zeyd (r.a.) ve Hz. Ebu Bekir (r.a.) ilk Müslümanlar oldular.

İslam’a Açık Davet nedir ve nasıl olmuştur?

Hz. Muhammed (s.a.v.) İslam’a davetini peygamberliğinin ilk üç yılında gizlice yürüttü. Dördüncü yıldan itibaren ise insanları açıktan İslam’a davet etmeye başladı. Amcası Ebu Talip kendisine her zaman yardımcı olacağını söyledi. Ancak diğer amcası Ebu Lehep bu davete karşı çıktı.

Hz. Muhammed (s.a.v.) yakın akrabalarından sonra bütün Mekkelileri Müslüman olmaya çağırmak için Safâ tepesine topladı. Onlara, “Ey Kureyşliler! Ne dersiniz, size şu dağın arkasından (sizinle savaşmak üzere düşman) atlılar geliyor diye haber versem bana inanır mıydınız?” diye sordu. Oradakiler, “Biz senin hiç yalan söylediğini görmedik.” şeklinde cevap verdiler. (Buhârî, Tefsîr, (Leheb) 1.) Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.v.) onları tek olan Allah’a (c.c.) iman etmeye çağırdı. Amcası Ebu Lehep ona yine karşı çıktı ve davetini engelledi.

Bu olaydan sonra Hz. Muhammed (s.a.v.) tüm gayretiyle insanları Allah’ın (c.c.) tek olduğuna, ortağı bulunmadığına, kendisinin de Allah’ın (c.c.) peygamberi olduğuna inanmaya çağırdı. Ancak kötü niyetli ve inatçı insanlar İslam dininin yayılmasına engel olmak için ellerinden geleni yaptılar. Özellikle Ebu Lehep, Ebu Cehil ve Ebu Süfyan, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) davetine engel olmak ve Müslümanları da İslam dininden döndürmek için her türlü eziyet ve işkenceyi yapmaktaydılar.

Baskılar ve zulümler karşısında Hz. Muhammed (s.a.v.) isteyen Müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerine izin verdi. Habeşistan kralı Necaşi âdil bir insandı. Ülkesine sığınan Müslümanları himayesine aldı. Mekkeli müşriklerin Müslümanları Habeşistan’dan geri getirme girişimleri boşa çıktı.

Müslümanların ilk hicreti Habeşistan’adır.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Taif yolculuğu

Hz. Muhammed (s.a.v.) İslam davetini Mekke dışında da duyurmak amacıyla Hz. Zeyd’i (r.a.) yanına alarak Mekke yakınlarındaki Taif şehrine gitti. Burada yaşayanları İslam’a davet etti. Ama onlar bu davete yanaşmadılar. Hatta Hz. Peygamberi taşladılar ve şehirden uzaklaştırdılar.

İsra ve Miraç olayı nedir?

Hz. Hatice (r.a.) ve Ebu Talip’in vefatı ve Taif yolculuğunda yaşananlar Hz. Muhammed’i (s.a.v.) çok üzmüştü. Mekkelilerin tavırlarında bir değişiklik de yoktu. Hatta Ebu Talip’in vefatıyla birlikte cesaretleri iyice artmıştı. Tüm bu zorluk, acı ve sıkıntılar yaşanırken Yüce Allah, Hz. Peygambere iki büyük mucize yaşattı. Bunlar; İsra ve Miraç mucizeleridir. İsra; Hz. Peygamberin bir gece Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürülmesi, Miraç ise buradan Yüce Allah’ın huzuruna çıkarılmasıdır.

Medine’ye Hicret ne zaman ve nasıl oldu?

Hz. Muhammed (s.a.v.) daha önce Mekke’ye gelen bazı Medinelilere İslam’ı anlatmış, onlar da Müslüman olup yurtlarına dönmüşlerdi. Sonraki iki yıl içinde Medine’den daha kalabalık Müslüman gruplar Mekke’ye geldiler. Her konuda İslam’ın emir ve yasaklarına uyacaklarına ve Medine’ye gelirse onu canları gibi koruyacaklarına dair Hz. Muhammed’e (s.a.v.) söz verdiler. Bu olaydan sonra Mekkeli Müslümanlar küçük gruplar halinde Medine’ye göç etmeye başladı. Hz. Peygamber de 622 yılında Medine’ye hicret etti. Hicret olayı İslam tarihi açısından çok önemli bir olaydır. Hicretle birlikte Medine’de bir İslam Devleti kuruldu. Müslümanların Mekke’de yaşadığı acılar son buldu. Müslümanlar için Medine yeni bir başlangıç oldu.

Medine’ye hicret İslam tarihinin en önemli olaylarındandır.

Mescid-i Nebi (Peygamber Mescidi) nerededir?

Hz. Muhammed (s.a.v.) Medine’ye varır varmaz yaptığı ilk iş bir mescit inşa etmek oldu. Burası hem ibadet yeri hem yönetim merkeziydi. Mescidin bir bölümü Hz. Peygamberin eviydi. Mescitte “suffe” denilen bir bölüm daha vardı. İsteyen sahabiler burada kalır ve Hz. Peygamberden ilim öğrenirlerdi.

Hz. Peygamberin mescidine “Mescid-i Nebi” yani “Peygamber mescidi” denir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kabri de bu mescidin içindedir.

Medine İslam Toplumu nasıl oluştu?

Hz. Peygamber Medine’ye gelir gelmez, barış ve güven esasına dayalı bir toplum meydana getirmek için çalışmalara başladı. Medineli Müslümanlar (ensar) ile Mekke’den hicret etmiş Müslümanları (muhacir) birbirleriyle kardeş ilan etti. Ensar, kardeş oldukları muhacirlerin bütün ihtiyaçlarıyla ilgilendi. Onlara her türlü yardımı sağladı. Bu şekilde Medine’de tarihin en güzel kardeşlik örneği yaşandı.

Hz. Muhammed (s.a.v.) Medine’de yaşayan Yahudilerle de bir anlaşma yaptı. Buna göre herkes Medine’de barış içinde yaşayacak ve şehri dış tehditlere karşı birlikte savunacaklardı.

Hudeybiye Barış Anlaşmasının önemi nedir?

Müslümanlar Medine’ye hicret edince özgürlük ve huzura kavuştular. Ancak Mekkeli müşrikler onları orada da rahat bırakmıyordu. Baskılar, sonunda çatışmaya dönüştü. 624 yılında Müslümanlar, Mekkeli müşrikleri Bedir savaşında bozguna uğrattı. Bedir savaşının intikamını almak isteyen müşrikler 625 yılında Müslümanlara tekrar saldırdılar. Uhud savaşında Müslümanlar galip gelecekken, Hz. Peygamberin stratejik bir noktaya yerleştirdiği okçular yerlerini terk edince üstünlüklerini kaybettiler. Bu savaş iki taraf için de tam bir sonuç elde edilemeden sona erdi. 627 yılında Mekkeliler bu defa büyük bir orduyla Medine’yi kuşattılar ama şehri ele geçiremeyip geri döndüler. Bu savaşa Hendek savaşı denildi. Çünkü Müslümanlar Medine şehrinin etrafına geniş hendekler kazmışlardı. Düşman birlikleri bu hendekleri geçemediler.

Hudeybiye anlaşmasıyla İslam’ın yayılması hızlandı.

Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında 628 yılında Hudeybiye anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre iki taraf on yıl savaşmayacaktı. Bu barış ortamı İslam’ın yayılmasını hızlandırdı.

Mekke’nin Fethi ne zaman oldu?

630 yılında müşrikler Müslümanlarla yaptıkları Hudeybiye anlaşmasını bozdular. Bu sebeple Hz. Muhammed (s.a.v.) Mekke üzerine yürüdü ve şehri fethetti. Bu fetihte savaş çıkmamış ve kan dökülmemiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Müslümanlar kendilerine her türlü eziyeti yapan müşriklerden intikam almadılar. Hepsini affettiler. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) affediciliği onların İslam dinine girmesini kolaylaştırdı. Hz. Muhammed (s.a.v.) Kâbe’yi putlardan temizledi ve onu gerçek kimliğine kavuşturdu. İnsanlar akın akın İslam dinine girdiler. Tüm Arap Yarımadası kısa sürede Müslüman oldu.

Veda Haccı ve Veda Hutbesi

Hz. Muhammed (s.a.v.), 632 yılında ilk ve son haccına çıktı. Medine’den Mekke’ye geldi ve hac ibadetini yerine getirdi. Binlerce Müslüman bu ibadet esnasında ona eşlik etti. Hz. Muhammed (s.a.v.) burada Veda Hutbesi olarak bilinen hutbesini okudu. Veda Hutbesi sadece Müslümanlar için değil tüm insanlar için çok önemli bir hutbedir. Çünkü bu hutbede insanların adalet ve huzur içinde yaşaması için gereken temel ilkeler açıklanmıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v.), Veda haccından kısa bir süre sonra Medine’de vefat etti ve burada defnedildi. Kabrinin olduğu yer Mescid-i Nebi’nin içerisinde, Yeşil Kubbe’nin altındadır.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.