Web sitemize hoşgeldiniz, 14 Mayıs 2021

Temizliğin sağlığa katkıları nelerdir?

Temizliğin sağlığa katkıları nelerdir?

Sağlıklı Yaşam İçin Hijyenin Önemi nedir?

Pek çok hastalık etkeni saçlar, giysiler, kirli eller gibi yollarla derideki yaralardan, kesik ve çatlaklardan vücuda girerek hastalığın bireylere bulaşmasına yol açar. Kişisel temizliğe gereken özenin gösterilmesi birçok hastalığı engelleyebilir. Bu nedenle bireylerin düzenli temizlik alışkanlığı edinmeleri gerekir. Kişisel temizlik sağlığa zarar veren etmenlerden korunmak için yapılan öz bakım uygulamalarının tamamıdır. Bu uygulamalarda kullanılan diş fırçası, tarak, havlu, tırnak makası, tıraş bıçağı, lif, çorap, terlik ve kulaklık gibi araçlar kişiye özel olmalıdır.

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için bu araçlar başkalarıyla paylaşılmamalıdır. Kişisel temizlik; el, ayak, yüz, boyun, koltuk altı, kulak, göz, burun, saç ve genital bölge için farklı uygulamaları gerektirir.

El ve ayakların bakımı, temizliği: Eller, insanın çevreyle bağlantısını sağlayan, gün boyunca sürekli kirlenen ve bu nedenle de bol miktarda mikroorganizma barındıran uzuvlardır. Kişisel bakımda ellerin temizliği önemlidir.

Eller ne zaman, nasıl yıkanmalı, el yıkamada nelere dikkat edilmelidir?

Eller;
• Yemek ve sofra hazırlamadan önce,
• Yemekten önce ve sonra,
• Dişler fırçalanmadan önce,
• Dışarıdan eve gelince,
• Tuvalet kullanımından önce ve sonra,
• Burun silindikten, öksürüp hapşırdıktan sonra,
• Hasta biriyle el sıkıştıktan sonra,
• Hayvanlara dokunulduktan sonra sabun ve bol suyla yıkanmalı, iyice durulanmalı ve mutlaka kurulanmalıdır.

El yıkama; bol sabun ve su ile bilekler, avuç içi, parmak araları, parmak uçları ve özellikle tırnak dipleri temizlenerek yapılmalıdır. Yıkandıktan sonra ellerin nemli kalması mikroorganizmaların üremesine yol açarak mantar hastalığına neden olabilir. Bu nedenle parmak araları, avuç içi ve bilekler kâğıt havlu ya da normal bir havlu ile iyice kurulanmalıdır.

Sağlıklı olmak için ayak temizliği ve bakımı da eller kadar önemlidir. Ayaklar ayakkabı ve çorap içinde kalarak terler. Bu durum rahatsız edici kokulara neden olmanın yanı sıra mantar, bakteri enfeksiyonları gibi sorunlara da yol açar. Bu nedenle ayaklar düzenli olarak her gün yıkanmalı ve kurulanmalıdır. Ayak mantarının diğer insanlara bulaşmaması için başkalarına ait ayakkabı, terlik ve çoraplar kullanılmamalıdır. Ayakların yanı sıra çoraplar da her gün yıkanmalıdır. Ayakkabı koku yapıyorsa bir çift ayakkabı yerine iki çift ayakkabı kullanılmalı ve bunlar gün aşırı değiştirilerek giyinilmelidir. Böylece koku ve hastalıklar önlenir. Bütün bunlara rağmen eğer ayaklarda aşırı terleme varsa hekime gösterilmelidir.

Ayaklarda oluşan nasır, her yaştaki insanda görülebilen bir hastalıktır. Nasırların oluşmasına ortopedik açıdan uygun olmayan ayakkabı kullanımı neden olur. Nasırlar ağrıya neden olarak insanı rahatsız eder. Sorun ilerlediğinde ayak yapısında ciddi bozukluklara neden olur. Bu nedenle ayaklarda uzun süre geçmeyen ve büyüyen nasır oluştuğunda hekime gösterilmelidir.

Tırnaklar ve tırnak dipleri vücudumuzda en çok kir toplanan bölgelerdir. Tırnak uçlarının altına birçok mikroorganizma yerleşip gerek beslenme gerekse diğer yollarla vücuda girerek hastalıklara neden olabilir.

El ve ayak tırnakları haftada bir kez, ayak tırnakları batmaları önlemek için düz, el tırnakları ise oval şekilde kesilmelidir. Tırnak kesildikten sonra eller bol sabun ve su ile yıkanmalı, tırnak diplerinde kalan kirler yumuşak hareketlerle ovularak çıkartılmalıdır. Manikür ve pedikür yapılacaksa kullanılacak aletlerin temizliğine ve kişiye özel olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü steril olmayan manikür, pedikür aletleri, tırnak mantarı ile kan ve vücut sıvılarıyla bulaşan AIDS, hepatit B-C gibi hastalıkların bulaşma riskini artırır. Bunun yanı sıra sağlık açısından risk oluşturabilecek dövme yaptırma, kulak ve burun deldirme gibi işlemler temizliğinden emin olunan yerlerde, uzman kişilere yaptırılmalıdır.

AIDS ve hepatit B-C hastalıklarından korunmak için manikür, pedikür aletlerinin temizliğine özen gösterilmelidir.

Yüz, boyun, koltuk altının bakımı ve temizliği: Yüz derisinde gün ve gece boyunca biriken kiri arındırmak için yüz her gece yatmadan önce ve sabah uyandıktan sonra cildin doğal kimyasal yapısına uygun sabun ve suyla yıkanmalıdır. Eğer makyaj yapılmışsa tüm yüz cildin yapısına uygun, alerjik olmayan ürünlerle temizlenmeden uyunmamalıdır. Yüz yıkanırken boyun ve koltuk altı da yıkanmalıdır. Duş alma imkânının olmadığı durumlarda bu bölgeler sabun ve suyla silinmelidir. Koltuk altı sık terleyen bir yer olduğu için özellikle burası çok iyi temizlenmelidir. Koltuk altındaki kıllar, akne ve kıl dönmesine karşı temizlenmelidir.

Göz, kulak, burun bakımı ve temizliği: Vücudumuzun en hassas ve dış etkilere açık olan organları gözlerdir. Özellikle yabancı cisimler, yoğun ışık, televizyon, ilaç ve deterjan gibi etkenlerden gözleri korumak gerekmektedir.

Güzelliği belirginleştirmek amacıyla göz çevresi ve kirpikler için kullanılan makyaj malzemeleri, mikrobik ve alerjik sorunlara yol açabileceğinden kaliteli olmalıdır. Makyaj, akşam yatmadan önce cilde uygun krem ve solüsyonlarla temizlenmelidir.

Göz sağlığını korumak için düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılmalıdır. Görme bozukluğunda ya da estetik amaçla kontakt lens kullanıldığında bunların temizliğine özen gösterilmelidir.

Kulak kepçesindeki kıvrımlarda toz birikerek kir oluşturur. Kulak yolundaki salgılar da kulak yolu girişinde kirli bir görünüme yol açar. Hoş bir görüntü oluşturmayan bu kirler, yüz yıkanırken parmaklarla temizlenmelidir. Banyodan sonra da kulak kepçesindeki kıvrımlar kulak temizleme çubuklarıyla temizlenmelidir. Bu çubuklar kulak yoluna sokulmamalıdır. Aksi takdirde kirler içeriye itilir ve burada birikerek kulak zarına zarar verebilir. Kulağın temizlenmesinde sivri uçlu cisimler kullanılmamalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi, tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir. Kulak temizliğinde kulak arkası da unutulmamalıdır.

Yüz, boyun ve koltuk altı temizliğinin yapılması sırasında burun da temizlenmelidir. Burun temizliği lavaboda ve sümkürülerek yapılmalıdır. Daha sonra temizlik mendille tamamlanmalıdır. Kıllar koparılmamalı, makasla kesilmelidir.

Saç bakımı ve temizliği: Saçlar, baş derisinde bulunan kıl köklerinden uzayarak büyür. Kıl köklerindeki bezlerden salgılanan maddeler yağlıdır. Bunlar, saçlar uzun süre yıkanmadığında kötü koku, görüntü ve bitlenme gibi sorunlara neden olur. Sağlığa yararı dışında saçların temiz ve bakımlı olması, toplumsal ilişkilerde ve kendini iyi hissetmede öz güven sahibi olmada etkilidir.

Saçların sağlıklı olması için onlara düzenli biçimde bakım yapmak ve onları yıkamak gerekir. Bakım amacıyla yapılan saç fırçalama dökülen saçları, kir ve tozları uzaklaştırarak temizleme işlevi görür. Saçlar normal, kuru ve yağlı olarak üç gruba ayrılır. Normal ve kuru saçlar haftada bir ya da iki kez, yağlı saçlar ise gün aşırı yıkanmalıdır. Saçlar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulmadan önce nazik bir biçimde taranmalıdır. Kurulamada yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Çünkü sert havlularla ovularak kurutulan saçların uçlarında çatallanmalar olabilir. Saçlar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Fakat fazla sıcak, deri ve saçlara zarar verebileceğinden kurutucu, saça çok yakın tutulmamalıdır.

Saç yıkamada kullanılan sabun ve şampuanlar kolay çözünebilir özellikte yağ eritici bir maddeden yapılır. Bunlara eklenen koku, renk ve yoğunlaştırıcı maddeler saçlı deride alerjiye ve tahrişe yol açabilir. Bu nedenle sabun ve şampuan seçiminde, niteliği bilinmeyen ürünlerden kaçınılmalıdır.

Saçların kepekli olması durumunda neler yapılmalıdır?

Kepek bir saç derisi hastalığı olabilir. Bu tip durumlarda durulama ılık, bol suyla yapılmalıdır. Buna rağmen kepeklenme önlenemiyorsa hekime danışılmalıdır. Saç temizliğinde kullanılan fırça ve taraklar, kişiye özel olmalı, sık aralıklarla sıcak sabunlu suyla yıkanmalı ve durulanmalıdır.

Genital bögelerdeki ter bezleri ve kıllar buralarda hoş olmayan pis kokulara neden olur. Bu bölgelerde kıllar akneye, kıl dönmelerine ve bitlenmeye neden olabilir. Bu nedenle genital bölgelerdeki kıllar temizlenmeli ve ılık su ile yıkanmalıdır.

Banyo yapma ve tuvalet alışkanlığı: Deri yüzeyinde biriken mikroorganizmaların, kir ve terin, deri döküntülerinin temizlenmesi için banyo yapmak gerekir. Banyo yapmak ruhen de yararlı bir uygulamadır. Yıkanırken lif, sabun, vücut şampuanı, sırt fırçası gibi araç ve gereçler kullanılır. Banyo, ılık su ile haftada iki kez belirli aralıklarla yapılmalıdır. Ancak spor, ağır yorucu işler vb. yaparak fazla terleniyorsa her gün yıkanılmalıdır. Banyodan sonra temiz iç çamaşırları giyilmelidir.

Sindirim sisteminin düzenli çalışması için her gün belirli saatlerde tuvalete çıkılmalıdır. Örneğin sabahları hep aynı saatte tuvalete çıkılmalı ve boşaltım yapılmalıdır. Tuvalete girmeden önce eller su ve sabunla yıkanmalı, ihtiyaç giderildikten sonra genital bölge önden arkaya doğru tuvalet kağıdı ile el değmeyecek şekilde silinmeli daha sonra yıkanarak yine tuvalet kâğıdıyla kurulanmalıdır. Daha sonra sifon çekilmeli, gerekiyorsa tuvalet, deterjan ve fırça kullanılarak temizlenmelidir. Ardından eller tekrar sabun ve suyla yıkanmalıdır.

Su, Besin ve Çevre Hijyeninin Önemi nedir?

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için tüketilen besinlerin, suyun ve çevrenin hijyenine özen gösterilmelidir. Bu amaçla besinler ve su tüketiminde şunlara dikkat edilmelidir:

• Hastalık yapan mikroorganizmaların ürememesi için besinler hemen yenmeyecekse üzeri kapatılarak hava almayacak şekilde buzdolabında saklanmalıdır.
• Pişmiş yemekler, süt ve yoğurt gibi besinler oda sıcaklığında bekletilmemelidir.
• Rengi, kokusu, tadı bozulmuş yiyecekler tüketilmemelidir.
• Sebze ve meyveler klorlu bol suyla yıkanmalıdır.
• Kaynağı belli olmayan, açıkta satılan besin maddeleri ve su tüketilmemelidir.
• Temizliğinden emin olunmayan su kaynatıldıktan sonra kullanılmalıdır. Kanalizasyonun, endüstriyel atıkların, tarım ilaçlarının karıştığı sular kullanılmamalıdır.
• Besin hazırlamada kullanılan bütün araçlar temiz olmalıdır. Bunlar kullanıldıktan sonra yıkanıp kurulanarak yerlerine konmalıdır.
• Yere düşen araçlar yıkanmadan kullanılmamalıdır.
• Çatlak, kırık, çizik mutfak araçları çöpe atılmalıdır.
• Mutfakta kullanılan bez, sünger vb. temizlik araçlarının temizliğine önem verilmelidir.
• Et, yumurta gibi besinler iyi pişirildikten sonra yenmelidir.
• Hazır besin ürünlerini satın alırken son kullanma tarihlerine bakılmalı ve süresi dolanlar alınmamalıdır.

Bulaşıcı hastalıkların yayılmaması için besin maddeleri, üretim, depolama ve tüketim sürecinde sağlığa uygun çevre koşullarında olmalıdır. Bu nedenle çevre hijyeni de önemlidir. Çevre kirliliğini önlemek için yerlere çöp atılmamalı ve tükürülmemelidir. Üretiminde ozon tabakasına zarar veren gazların kullanıldığı deodorantlar kullanılmamalıdır. Günlük yaşamda bez torbalar ya da doğada çözünebilen poşetler kullanılmalıdır. Piller ağır metal içerdiklerinden kullanım ömrü dolduğunda pil toplama kutularına atılmalıdır. Çevrede bulunan bank, durak, park, bahçe, tarihî mekânlar ve yol gibi unsurlar toplumun ortak malıdır. Bunlar temiz tutularak çevre hijyenlerine katkı sağlanmalıdır. Tarihsel ve doğal miras temiz tutulmalı, bunlara zarar verilmemeli, duyarlı olunmalıdır.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.