Web sitemize hoşgeldiniz, 14 Mayıs 2021

Ağız ve diş sağlığını korunmanın önemi nedir?

Ağız ve diş sağlığını korunmanın önemi nedir?

Kişisel temizliğin önemli bir parçası olan ağız ve dişlerin sağlığının korunması çok önemlidir. Çünkü bu organlarda görülen herhangi bir sorun pek çok hastalığa zemin hazırlar.

Yiyecekler ağızda çiğnenip tükürükle karıştırılarak yutulur ve sindirime hazır hâle getirilir. Dişlerin, besinlerin parçalanması, öğütülmesi gibi görevleri vardır. Dişlerin eksik olması ısırma ve çiğnemede güçlük yaratır. Bu tip durumlarda bazı sesleri çıkarmada zorluk ve estetik görünümde bozukluk olur. Ağız ve diş sağlığını bozan diş çürükleri ve diş eti hastalıkları vücutta kalp, böbrek, eklemler gibi organlarda sağlık sorunlarına ve ağız kokularına yol açabilir. Ağız kokusu kişiye öz güven kaybettiren ve sosyal ilişkileri bozan bir sorundur. Ağız kokusunun farklı nedenleri olabilir. Ağız ve diş temizliğine dikkat etmeme, diş çürükleri, diş eti hastalıkları, açlık, sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, şeker hastalığı, karaciğer ve böbrek yetmezliği, metabolizma bozuklukları gibi sorunlar ağız kokusunun başlıca nedenlerindendir.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki sorun diş eti hastalıkları ve diş çürükleridir.

a. Diş eti hastalıkları: Ağız ve diş temizliğine özen gösterilmemesi ile yakından ilişkilidir. Diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalardan kaynaklanır. Diş üzerindeki bakteri plakları bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti hastalıkları çene kemiğinin de iltihaplanmasına, zarar görmesine ve diş kaybına yol açabilir. Hasta olan diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur.

Diş çürümesinin nedenleri nelerdir?

b. Diş çürümesi: Dilin yüzeyi bakterilerin yaşaması için elverişli bir ortamdır. Yemek sonrası ağız içi, dil ve dişlerde kalan artıklar, mikroorganizmaların faaliyetlerinden dolayı çürümelere yol açar. Bu mikroorganizmalar yemek yendikten ve özellikle şekerli besinler tüketildikten sonra dişler üzerinde biriken artıklarla beslenir. Yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak bunları saydam, yapışkan bir madde hâline getirir ve dişler üzerine yapışıp bakteri plakları oluşturur. Bakteri plakları bakterilerin diş üzerinde tutunmasını kolaylaştırır. Bakteriler şekerli besin artıklarının tüketimi sırasında asit üretir. Bu asitler, diş minesini eriterek, dişi koruyan diş minesi tabakası üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler zamanla genişleyerek oyuklara dönüşür ve diş çürümeye başlar. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürüğün ilerlemesi diş özü bölgesinde ve çene kemiğinde iltihap oluşturur. Çürük dişin tedavi edilmemesi durumunda diş kaybedilir.

Diş çürüğü bazen dışarıdan bakıldığında görülmeyebilir. Bu tip çürükler ancak diş özüne indikten sonra ağrı oluşturduğunda fark edilir. Bu kadar ilerledikten sonra uygulanan tedavi, diş çürüğünü önlemeye yardımcı basit uygulamalara göre çok daha zor ve pahalıdır. Bu nedenle altı ayda bir diş hekimine gidilerek kontroller yaptırılmalıdır. Kontroller, tedaviyi kolaylaştırarak bireyin sağlığına ve bütçesine, ülke ekonomisine katkı sağlar.

Diş sağlığını korumanın en etkili yolu dişleri düzenli olarak fırçalamak ve diş ipi ile temizlemektir. Bu nedenle küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.

Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilen ve arka dişlere rahat ulaşabilen başı küçük fırçalar tercih edilmelidir. Dişler uygun fırça seçilerek günde en az iki kere, sabah kahvaltısı sonrasında ve gece yatmadan önce, üçer dakika düzenli olarak fırçalanır. Diş fırçası asla başkalarıyla paylaşılmamalı, üç-dört ayda değiştirilmelidir. Diş macunu, ağza hoşa giden koku ve his vermesi nedeniyle dişin fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş fırçalarken leblebi büyüklüğünde macun kullanmak yeterlidir. Diş parlatma tozları, aşırı kullanıldığında diş sağlığını bozduğundan diş hekimi önermedikçe kullanılmamalıdır.

Diş fırçası 45 derecelik açı ile  tutulur. Diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dişler dış yüzeyden başlanarak yumuşak ve dairesel hareketlerle ön dişlerden arka dişlere doğru fırçalanmalıdır. Aynı şekilde dişlerin iç yüzeyleri de fırçalanır. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.

Gerektiğinde ara yüzlerin de fırçalanması için ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir.

Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için kullanılır. Bu amaçla otuz-otuz beş cm kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına diğer ucu da diğer elin orta parmağına dolanır. Ortada kalan ip, işaret parmağı ile dişler arasından geçirilerek diş etine kadar indirilerek ağız boşluğuna doğru diş araları sıyırılır. Bu sırada diş etinin kesilmemesine dikkat edilmelidir. Bu uygulama yeniden bir parça ip alınarak alt dişlere de yapılır.

Ağız ve diş sağlığının korunması nelere dikkat edilmelidir?

Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına, koruyucu etkisinin azalmasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur.

C vitamini yönünden eksik beslenme diş etlerinde şişme, iltihaplanma ve kanamaya neden olur. Bu nedenle C vitamini yönünden zengin olan yeşil yapraklı sebzeler ve portakal, limon gibi besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.

Diş sağlığının korunmasında besinler yoluyla kalsiyum ve flor alınması çok önemlidir. Süt ve süt ürünlerinden yetersiz beslenenlerde, suyun flor yönünden fakir olduğu yerleşim yerlerinde yaşayan bireylerde görülen diş çürüklerinin oranı yüksektir. Bu nedenle kalsiyum ve flor açısından diş hekimlerinin önerilerine uyulmalıdır. Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.