Sosyal Hayatın Temeli Olarak Aile
Sosyal Hayatın Temeli Olarak Aile
Bir insanın yetişebileceği en güvenli ortam neresidir?
Aile, din ve hukuk açısından evlenmeleri için herhangi bir engel olmayan erkek ile kadının kendi hür iradeleriyle evlenmeleri sonucunda kurulan en küçük toplumsal yapıdır. Anne, baba ve çocuklardan meydana gelen aileye çekirdek aile denir. Büyükbaba, büyükanne, gelin, damat, çocuk, torun gibi ikiden çok neslin bir arada yaşadığı aileye ise geniş aile denir.
İslam’a göre büyükanne, büyükbaba her zaman ailenin bir parçasıdır. Kur’an-ı Kerim’de “Rabbin O’ndan başkasına kulluk etmemenizi, anne babaya iyilikle muamele etmenizi emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa onlara ‘öf’ bile deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle.” (İsrâ suresi, 23. ayet.) buyrulmaktadır. Bu ayete göre ebeveynlerimizin bizim yanımızda yaşlanması, huzuru ailesinde bulması öngörülmekte; anne ve babanın yaşlandıklarında da ailenin bir parçası olarak kabul edilmeleri gerektiği vurgulanmaktadır.
Aile sosyal hayatın temelini oluşturur. Bir toplumun huzur ve mutluluğu, ailedeki huzur ve mutlulukla doğrudan ilişkilidir. Bedenen ve ruhen sağlıklı nesillerin yetişmesi ailenin temel fonksiyonlarından biridir. Bu nedenle dinimiz, sağlıklı ve hayırlı nesiller yetiştirmek için evlenmeyi teşvik etmiştir. Boşanmayı başvurulacak son çare olarak görmüştür. Hatta Hz. Muhammed (s.a.v.) (Sallallâhu aleyhi ve sellem: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) adı anıldığında söylenen “Ona salât ve selam olsun” anlamındaki dua ifadesi.) boşanmayı Allah’ın (c.c.) (Celle celâlühû: Allah’ın (c.c.) adı anıldığında söylenen
“O’nun şanı en yüce” anlamındaki övgü ifadesi.) en sevmediği helal olarak nitelendirmiştir. (Ebû Dâvûd, Talâk, 3.)
Aile, insanın hayata hazırlandığı bir okuldur. Aile içinde anne ve baba gelecek nesillere yani çocuklarına işi güzel yapmayı, doğruluk ve dürüstlük üzere çalışmayı, adaletli olmayı ve paylaşmayı öğretirler.
İslam’ın aileye verdiği değer, ilk ve en önemli eğitim yuvası olmasından da kaynaklanır. İnancımızı, dinî ve ahlaki değerlerimizi, örf ve âdetlerimizi yani güzel ahlaka ait daha birçok şeyi aile içinde öğreniriz. Peygamberimiz “Çocuğunuza bırakacağınız en güzel miras güzel ahlaktır.” (Tirmizî, Birr, 33.) buyurarak ailenin en önemli görevinin çocuğu ahlaklı ve edepli yetiştirmek olduğunu vurgulamıştır.
Bir toplumun güçlü olması aile kurumunun sağlam olmasına bağlıdır. Çünkü milletin ideallerini benimsemiş bireyler ilk eğitimlerini aile içinde alırlar. Bir anne ve baba, çocuğunun sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz. Onda sevgi, şefkat, merhamet gibi ruhunda iz bırakan tertemiz duyguları da inşa eder. Çocukların gelişip yetişmesinde, güçlü bir karaktere sahip olmasında, milli ve manevi değerleri benimsemesinde, hayata donanımlı bir şekilde başlamasında
ailenin büyük rolü vardır.
Ailenin tarihi insanlık tarihi ile başlar. İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem (a.s.) (Aleyhisselam: Allah’ın (c.c.) selamı onun üzerine olsun.) ve eşi Hz. Havva ilk aileyi oluşturmuşlardır. İnsan nesli, Hz. Âdem (a.s.) ile Hz. Havva’nın zürriyetinden türemiş ve devam etmiştir. (Nisâ suresi, 1. ayet.) Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim’in (a.s.) ailesi için dua ettiği ve soyunun salih kimselerden olması için Yüce Allah’a niyazda bulunduğu anlatılmaktadır. (İbrahim suresi, 40-41. ayetler.) Ailenin önemi Hz. Lokman’ın (a.s.) çocuğuna olan nasihatlerinde de karşımıza çıkmaktadır. Lokman (a.s.), oğluna şirkten, nifaktan, küfürden uzak durmasını; edepli ve ahlaklı bir genç olmasını öğütlemektedir. (Lokman suresi, 13-20. ayetler.) Peygamberimiz de “Sizin en hayırlınız ailesine karşı en iyi olanınızdır. Ben de aileme karşı en iyi olanınızım…” (Tirmizî, Menâkıb, 63. ) buyurarak aile kurumuna verdiği önemi bizlere göstermiştir.
Bütün milletler tarih boyunca aile kurumunun korunmasına önem vermiştir. Anayasamızın 41. maddesi ailenin Türk toplumunun temeli olduğunu ifade ederek devletin aile yapısını koruması, ailenin huzur ve refahı için gerekli tedbirleri alması gerektiğini vurgulamıştır.
• Almanya: “Evlilik ve aile, devlet düzeninin özel koruması altındadır.” (Madde 6.)
• Macaristan: “Bir arada yaşamamız için en önemli çerçeveyi ailenin ve ulusun sunduğunu düşünüyoruz.” (Başlangıç Metni)
• İrlanda: “Devlet, aileyi, doğal, ilk ve temel toplum birimi ve tüm müspet hukukun öncesinde ve üstünde, değiştirilemez ve daimi haklara sahip bir ahlaki kurum olarak tanır.” (Madde 41.)
• İspanya: (Ailenin ve Çocukların Korunması) “Kamu makamları, ailenin sosyal, ekonomik ve hukuki
korumasını sağlar.” (Madde 39.)
• Polonya: “Bir erkek ve bir kadın birliği, hem de aile, annelik ve ebeveynlik olarak evlilik, Polonya
Cumhuriyeti’nin koruması ve gözetimi altındadır.” (Madde 18.)
• Kenya: “Aile, toplumun doğal ve temel birimi ve toplumsal düzenin gerekli temelidir ve devletin
tanıma ve korumasından yararlanır.” (Madde 45.)
Yukarıda, bazı devletlerin aileyle ilgili anayasa maddeleri verilmiştir. Bu devletlerin aileyi önemseyen ve koruyan ilkeleri anayasalarına koymalarının sebebi sizce nedir?
Aile ile ilgili değerlerimiz:
• Sadakat
• İnanç, ibadet ve ahlaki değerlere bağlılık
• Aile üyeleri arasında sevgi, dayanışma ve yardımlaşma
• Aile üyelerinin birbirlerine bağlılığı
• Aile büyüklerine saygı
• Usulüne uygun evlilik (söz kesme, nişan, nikâh, düğün vb.)
• Aile birlikteliği
Aile Sosyal Hayatın Temelidir.
– Aile huzur ve mutluluğun kaynağıdır.
– Aile toplumun çekirdeği, özüdür.
– Toplumun devamı aile ile sağlanır.
– Sorumluluk duygusu ailede kazanılır.
– Dinî ve ahlaki duygular ailede öğrenilir.
ÇOK 👍👌👌😁😁😁
2016 ocak 20 mersinde doğdum
çok iyi yazılmış bir duadır bu kim yazdıysa eline koluna sağlık
Saçlarımız ne modeline örnektir
KELOĞLAN İLE NASREDDİN HOCA Keloğlan kasabaya tavuk satmaya gitmiş. Pazara gelince elindeki iki tavuğa müşteri aramaya başlamış. Adamın biri tavuklara…