Web sitemize hoşgeldiniz, 12 Mayıs 2021

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedir?

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedir?

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedir?

1 Mayıs, Milletler arası İşçi Kardeşliği Teşkilatı’nın 1889’daki Paris Kongresi’nde “işçilerin ortak bayramı” olarak kabul edildi. Tüm dünyada coşkuyla kutlanan 1 Mayıs, Türkiye’de de işçiler ve emekçiler tarafından coşkuyla kutlanmaktadır.

ABD’nin Chicago kentinde iş gününün 8 saat olması için işçilerin başlattığı ilk mücadele tarihi 1 Mayıs 1886’dır.

Amerikalı işçilerin, 8 saatlik iş gününü kabul ettirmek için başlattıkları mücadelesi devam etti ve Chicago’da, Trade-Unions (İşçi Birliği) Kongresi de 1 Mayıs 1886’dan itibaren normal iş gününün 8 saat olarak belirlenmesini kararlaştırdı.

1 Mayıs 1886’da ABD’nin büyük kentlerinde 5 binden fazla grev ilan edildi. Polisle grevciler arasında çıkan çatışmalarda bir işçi öldü, çok sayıda işçi yaralandı. 3 gün süren gösteriler sonrasında sendikacılardan 4’ü idam, 4’ü ağır hapis cezasına çarptırıldı.

Milletlerarası İşçi Kardeşliği Teşkilatı’nın 1889 Paris Kongresi’nde (II. Enternasyonalin 1. kongresi), işçilerin dayanışmaları amacıyla yılda bir günün işçilerin ortak bayramı ilan edilmesi benimsendi. Amerikalı sendikacıların önerisi üzerine o gün ”1 Mayıs” olarak belirlendi.

Cumhuriyet tarihinde işçi bayramı kutlamaları ilk kez ne zaman kutlandı?

Dünyada 1890’lı yıllara uzanan İşçi Bayramı, Osmanlı Devleti sınırlarında ilk olarak 1911’de Selanik’teki tütün, pamuk ve liman işçilerince kutlanırken İstanbul’daki ilk kutlama 1912 yılında gerçekleşti.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı nedeniyle ara verilen 1 Mayıs kutlamaları, uzun bir aradan sonra 1921’de yapıldı. Türkiye Sosyalist Fırkasının (TSF) çağrısı üzerine İstanbul işçileri mayısın birinci pazar günü tatil yaptı. TSF merkezindeki bayramlaşmadan sonra partinin Genel Başkanı Hüseyin Hilmi Bey ve üç delege, sadrazamı ziyaret etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Sovyetler Birliği ile dostluk ilişkileri çerçevesinde, Ankara’da 1 Mayıs 1922’de işçi bayramı kutlandı. Cumhuriyet tarihinde ilk kez 1 Mayıs 1923’te resmi olarak işçi bayramı kutlamaları yapıldı.

Darbeler ve olağanüstü koşullarla kimi zaman yasaklanan 1 Mayıs, 1976 yılında Taksim’de düzenlenen bir programla geniş kitlelerce kutlandı.

Bir yıl sonra 1977’de yine Taksim Meydanı’nda yapılan 1 Mayıs kutlamalarında, meydandakilerin üzerine ateş açılması nedeniyle 34 kişi yaşamını yitirdi.

1 Mayıs ne zaman Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan edildi?

Milli Güvenlik Konseyi’nce 12 Eylül döneminde resmi tatil olmaktan çıkarılan 1 Mayıs, 28 yıl sonra Nisan 2009’da “Emek ve Dayanışma Günü” olarak resmi tatil ilan edildi.

1 Mayıs nedir, neden kutlanır?

Her sene 1 Mayıs’ta kutlanan İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olarak bilinmektedir. Dünya üzerindeki birçok ülkede, resmî tatil olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de ilk kez 1923’te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan’ında, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edilmiştir. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de kabul edilen 5892 sayılı yasanın, 27 Nisan 2009’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, 1 Mayıs tarihi de resmi tatil ilan edilmiştir.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününün anlam ve önemi nedir?

1 Mayıs, dünyada çalışanların ve üretenlerin birlik dayanışma ve mücadelesini simgeleyen gündür. İşçi sınıfının hak ve çıkarlarını kazanma mücadelesinin sembolü olarak doğmuş ve gelenekselleşmiştir 1 Mayıs. Her yıl dünyanın çeşitli yerlerinde işçiler, din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin etkinlikler düzenler ve 1 Mayıs’ı kutlarlar. İnsanca çalışma ve yaşama koşulları için güncel taleplerini dile getirirler.

Vahşi kapitalizmin ilk ortaya çıktığı 1700’lerin sonlarında ve 1800’lerin başlarında, işçiler için çalışma ve yaşama koşulları son derece kötüydü. Kapitalizmin vahşi dönemi olarak adlandırılan bu dönemde işçiler uyumanın ve yemek yemenin dışında sürekli çalışıyorlardı. Günlük çalışma süreleri 16 saati buluyordu. Böylesine ağır koşullarda çalışan ve yaşayan işçilerin dinlenme, eğlenme kendine, eş ve çocuklarına, yakınlarına zaman ayırma gibi insanı sosyal bir varlık yapan hiçbir şeye zamanları ve imkanları yoktu.  Dolayısıyla işçi sınıfının o yıllarda ömürleri de pek uzun olmuyor ve  işçilerin ortalama ömrü 35-40 yıl civarında kalıyordu.

İşçiler hayatlarına kasteden bu çalışma süresinin azaltılması hayati önemde bir talepti. Bu talep etrafında örgütlenen İşçilerin, grevler yapması, gösteriler düzenlemesi ile başlayan bu mücadele ilk sonuçlarını verdi ve 1850′li yıllarda ABD ve İngiltere’de günlük çalışma süresini 10 saate indiren yasalar kabul edildi. Ancak işçiler 24 saat olan günün 8 saatini çalışmak, 8 saatini uyumak, 8 saatini de dinlenerek ve eğlenerek geçirmek istiyorlardı.

İşçi mücadelesi ile başlayan süreçte işçiler baskı gördü. İşçiler direndi hakları için, işverenler baskı ve zulümlerine devam ettiler işçi emeğini sömürüp semirmek için. Ama işçiler, emekçiler, çalışanlar yılmadılar bütün baskılara rağmen, dünyanın muhtelif yerlerinde muhtelif zamanlarda devam ettiler mücadelelerine gerek meydanlarda gösteriler yaparak gerekse kanunların verdiği izinlere ve kurallara bağlı kalarak yetkililerle görüşmeler yaparak. Aradan yıllar geçti, işçi sınıfı 8 saatlik iş gününü kazandı. Ama 1 Mayıs bir asırdan aşkın bir süredir her yıl çeşitli talepler etrafında işçi sınıfının uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmaya devam etti.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.