Öfke Şehri

öfke yumruk sert sıkı

Öfke Şehri

Bir çocuk kedisine tekme attı ve yol kenarındaki “Çimlere basmayın.” tabelasına aldırış etmeden çimlerin üstünde yürüdü. Azime Hanım çocuğa var gücüyle bağırıp onun kulağını çekmek için aceleyle fırladı. Aytaç Bey koluna çarparak kalkan eşine kızarak evden çıktı. Öfkeli Pastane’yi geçerek Öfke Caddesi’nde ilerlemeye başladı.

Yeşil ışık yanarken hızla ilerledi. Yolda yaşlı bir amcaya az daha çarpıyordu. Yoldan geçmeye çalıştığı için amcaya kızdı. Trafik polisi, Aytaç Bey’e kızarak ceza yazdı. İş yerine geldiğinde park yeri bulamadı. Park görevlisine ona yer ayırmadığı için kızdı. Görevli de ona öfkeyle bağırarak cevap verdi. Aytaç Bey’in müdürü kapıda onu bekliyordu. Geç kaldığı için öfkeyle Aytaç Bey’e bağırdı. Aytaç Bey’e bir sürü dosya verip akşama kadar bu işlerin bitmesini istedi.

Odasında Aytaç Bey’i asık suratlı sekreteri karşıladı. Aytaç Bey “Günaydın.” bile demeden masasına geçti. Sekreteri bu duruma çok kızdı. Kapıyı çarparak odadan çıktı. Aytaç Bey yaşadığı durumlardan çok sıkıldı. Ayağa kalkıp penceresini açtı. Penceresini açar açmaz içeri arılar girdi. Aytaç Bey öfkeyle arılardan kurtulmaya çalıştı. Aytaç Bey’e öfkelenen arılar Aytaç Bey’in etrafını sardı. Aytaç Bey herkese çarparak arılardan kaçmaya başladı. Arabasına binerek öfke şehrinden uzaklaştı.

Uyandığında nefes nefeseydi. Hâlâ acıyı derinden hissediyordu. Yaşadıklarının kötü bir rüya olduğunu anlayınca Öfke Şehri’nde yaşamadığına şükretti.

Serdar Erkan (Örnek Grup Rehberlik Etkinlikleri)

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir