Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Zihinsel, Duygusal ve Sosyal Sağlığın Önemi nedir?

Ana Sayfa » Güncel » Zihinsel, Duygusal ve Sosyal Sağlığın Önemi nedir?
Zihinsel, Duygusal ve Sosyal Sağlığın Önemi nedir?

Zihinsel, Duygusal ve Sosyal Sağlığın Önemi nedir?

Zihinsel, duygusal ve sosyal sağlık kişinin kendisiyle ve çevresiyle denge ve uyum içinde olmasıdır. Zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığı yerinde olan insanlar mutlu ve üretkendir. Bu bakımdan sağlıklı bir insanın kaygı, kuruntu ve kuşkuları normal düzeydedir. Olağan kaygı ve üzüntüler herkesçe yaşanır, ancak nedensiz, takıntı hâlini alan, uzun süren kaygı hâli zihinsel, duygusal ve sosyal sağlık bozukluğunun göstergesi olabilir.

Zihinsel, duygusal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler; aile bireyleri, akrabaları, karşı cins, meslektaşlar ve arkadaşları ile sevgi ve saygıya dayalı uyumlu ilişkiler kurarlar. Bu insanların kişiliklerine değer verirler. Onlara kendilerine davranılmasını istedikleri gibi davranırlar. Bu kişiler öz güvenlidir, sahip olduğu niteliklerini geliştirirken toplumsal yaşama katkı sağlarlar. Ancak bundan dolayı çevresindeki insanlara karşı üstünlük duygusuna kapılmazlar. Kişisel özelliklerinin olumlu, olumsuz yanlarını gerçekçi ve dürüstçe kabullenirler. Geleceğe ilişkin planlar yapar, kendine hedefler koyar, bunları gerçekleştirmek için çaba gösterirler. Esnek düşünerek planlarını gerçekleştiremediklerinde bunları saplantı hâline getirmezler. Güçlüklere karşı dirençlidirler. Sabırlı ve azimli olduklarından başarısızlıktan yılmazlar, geleceğe umutlu bakarlar. Başarısız olduklarında başka yollar deneyerek üretken olmaya devam ederler. Başarısızlıklarının sorumluluklarını üstlenebilir ve yaptıkları hataları düzeltme yoluna giderler. Bağımsız olarak karar alabilir, bunları uygulayabilirler. Yaşadıkları toplumun değer yargılarına, gelenek ve göreneklerine katkı sağlarlar. Ön yargısız davranır, başkalarının inanç ve görüşlerine saygı gösterirler. Toplumsal sorumluluk projelerine katılarak kendilerini geliştirir, sanat ve spor gibi alanlarda hobiler edinirler. Bu insanların davranışları tutarlı ve gerçekçidir. Davranış ve tutumlara mizahi açıdan bakabilir, kendininkiler de dâhil olmak üzere yanılgılara gülebilir ve bunları düzeltme yoluna giderler.

Zihinsel, duygusal ve sosyal sağlık, yaşam koşullarının değişmesine bağlı olarak kişisel ve çevresel faktörlerden dolayı bozulabilir.

Kişisel faktörler

Kişinin kendinden kaynaklanan bazı durumlar zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığını etkiler. Bu konudaki bazı sorunlar yaşa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yaşanan olaylar karşısında kişinin tepkileri yaşına göre değişir. Birey bunlardan farklı derecelerde etkilenir. 10-15 yaşlarında babasını kaybeden bir çocuğun babasının yokluğu, onda çeşitli kaygılara yol açabilir. Oysa 50-60 yaşlarındaki birinin babasını kaybetmesi bir çocuğa göre daha hafif bir sıkıntıya neden olabilir.

Zihinsel, duygusal ve sosyal sağlık cinsiyet özelliklerine göre de farklı düzeylerde etkilenebilir. Örneğin kadınlarda genellikle 45-50 yaşları arasında görülen menopoz, vücutta salgılanan hormon düzeyini değiştirerek çeşitli sıkıntı ve sorunlara yol açabilir.

Alışkanlıklar, olumlu ya da olumsuz olmalarına göre zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığı etkiler. Düzenli uyku, doğa yürüyüşleri, sinema ve tiyatroya gitme gibi sosyal etkinliklere katılma, spor yapma, arkadaş ve hobilere zaman ayırma gibi olumlu alışkanlıklar kişinin sağlığına katkıda bulunur. Kötü alışkanlıklar ise sağlığını bozar. Kişinin kendini geliştirmesine olanak sağlamayan arkadaş çevrelerinde bulunma, sağlığa zararlı sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı buna örnek olarak verilebilir.

İnsanların uzman oldukları alan onların meslekleridir. Bu yolla geçimlerini sağlayarak yaşamlarını sürdürürler. Kişinin mesleğini severek ve isteyerek yapması zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığını olumlu etkiler. Mesleği sosyal ve ekonomik açıdan onu memnun etmiyorsa kişi bu durumdan olumsuz etkilenir. İşsizlik, iş stresi ve iş yoğunluğu da insanlarda bıkkınlık ve yorgunluk yaratabilir.

Zihinsel, duygusal ve sosyal sağlıkta önemli etkenlerden biri de medeni durum ve düzenli aile hayatıdır. Ailenin işlevlerinden bazıları, gelecek kuşakların var olması ve çocukların çevresiyle uyumlu olmalarının sağlanmasıdır. Ailede, aile birliğine önem verilmesi eşlerin, birbirine karşı sevgi, saygı ve anlayış içinde olmaları, ailenin tüm bireylerini geliştirir. Eşler arasındaki sürekli olan anlaşmazlıklar aile bireyleri arasında sevgi ve saygıyı azaltarak eşler ve çocuklarda çeşitli sorunlara neden olur. Bu tip ortamlar çocuğun gelecekteki yaşamını da olumsuz şekilde etkiler.

İnsanın zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığının yerinde olması beden sağlığı ile de ilgilidir. Bedensel hastalıklarda düşünceler bu sorun üzerinde yoğunlaşabileceğinden kişi bu durumdan etkilenebilir. Güçlü kişiliğe sahip olan insanlar, bir sorunla karşılaştıklarında içinde bulundukları duruma çözüm ararlar ve sorunu aşabilirler. Örneğin kansere yakalanmış bazı insanların, hastalığa karşı uygulanan tedavinin yanı sıra sağlıklı bir ruh hâliyle kanseri yendikleri görülmüştür. Kalıtsal etkenler, yetersiz ve dengesiz beslenme vb. durumlar da beden sağlığını etkileyerek kişinin zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığını bozabilir.

Aile bireylerinden birinin bedensel ya da ruhsal yönden hasta olması ailedeki diğer bireylerin sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Çevresel faktörler

Çevresel faktörler kişilerin beden sağlığı kadar zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığını da etkiler. Bunlar şöyle sıralanabilir:

Aile yaşamı bu konuda çok etkili faktörlerden biridir. Huzurun, sevgi ve hoşgörünün etkin olduğu bir aile ortamı hem eşler hem de çocukların üzerinde olumlu etki bırakır. Şiddetli geçimsizlik, düzensizlik, dengesiz davranışlar, aşırı disiplin vb. ise bireylerin zihinsel, duygusal ve sosyal yönden sağlığını bozar. Kardeşler arasında ayrım yapılması, aile bireylerinin birbirine aşırı kısıtlamalar getirmesi, ilgisiz davranması gibi tutumlar özellikle çocuğun sağlıklı ve bağımsız bir kişilik sahibi olmasını olumsuz etkiler.

Kişinin zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığını içinde bulunduğu sosyoekonomik durum da şekillendirir. Sosyal çevrenin kültürel yapısı kişinin sağlığını etkiler. Örneğin çocuk ve yaşlıların önemsendiği toplumlarda bireylerde zihinsel, duygusal ve sosyal problemler daha az görülür. Erkeğin çok eşliliğinin söz konusu olduğu toplumlarda kadınlar problemler yaşar. Ekonomik sorunlar da sağlığı bu yönden etkiler. Örneğin ekonomik kriz olan toplumlarda işsizliğin yarattığı bunalımdan dolayı ruhsal bozukluklar daha sık yaşanır.

Bazı özel zorlayıcı durumlar zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığı olumsuz etkiler. Deprem, heyelan, tsunami gibi doğal afetler bu durumlara örnek teşkil eder. Doğal afetler zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığı olumsuz etkileyebilir. Yakınlarını, evlerini ve iş yerlerini kaybederek afetten direkt etkilenen insanlar telaş, tedirginlik, üzüntü, şaşkınlık, çaresizlik, suçluluk, umutsuzluk gibi duygular yaşar. Bireyler doğal afetlerde var olan duruma uyum göstermeli, üretilen çözümlere katkı sağlamalıdır. Afetzedelere dostça ve diğerkâm yaklaşmak, yardımlaşmak, evini kaybedenlere konutunu açarak misafirperver davranmak, maddi sıkıntılarından dolayı onlara cömert davranmak gereklidir. Bunlar bizim kültürümüzde yüzyıllardır yaşatılan değerlerimizdir.

Özel zorlayıcı durumların yaşandığı dönemlerde gerçekliği olmayan söylentiler halkta güvensizlik, öfke ve saldırganlık gibi olumsuzluklara yol açabilir. Asılsız söylentilere inanmayarak yetkililerden gerçekleri öğrenmek ve buna göre davranmak gerekir.

Beden sağlığı gibi zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığın da korunması ve geliştirilmesi mümkündür. Ancak kişinin bunu başarabilmesi için öncelikle düzenli bir aile hayatı sürdürmesi, kendini tanıması, olumlu ve olumsuz özelliklerini ayırt edebilmesi gerekir. Çünkü bu, toplumsal yaşama uyumlu olmayı sağlar.

Düzenli aile yapısı bireyin zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığının yerinde olmasında çok etkilidir. Bunun için aile bütünlüğüne önem verilmelidir. Evde sevgi ve hoşgörünün olduğu ortamlar çocukların ruh sağlığını olumlu etkiler. Aile bireyleri arasında anlayış, hoşgörü, sevgi, paylaşımcılık gibi değerler yaşatılmalıdır. Aile yaşamında demokratik bir ortam sağlanmalıdır. Anne ve babanın aşırı disiplinli veya fazla hoşgörülü davranması, tutarsız olması çocuğun zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığını olumsuz etkiler. Bu nedenle aile yaşamında tutarlı olunmalı ve çelişkili davranışlardan kaçınılmalıdır. Çocuklara kendisine, çevresine, vatanına ve ailesine karşı sorumluluk duygusu aşılanmalıdır. Hayatta zorluklarla mücadele edebilmeleri için rehber olunmalıdır.

Sağlıklı ve uzun bir hayat sürdürebilmek için ruhen dinlenmek gerekir. İnsanlar çalışma yaşamının yanı sıra kendine de zaman ayırmalıdır. Kişi işten artakalan zamanını bilgi, beceri ve yeteneklerini geliştirecek uğraşlarla değerlendirmelidir. İnsanın yeteneklerinin, ilgi alanlarının saptanması kişiliğini geliştirdiği gibi ruh sağlığına da katkı sunar. Günün belirli zamanlarında zevk alınan işleri yapmak bunun için en iyi yoldur. Müzik dinlemek, yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek, resim yapmak, el işleriyle uğraşmak bedensel ve ruhsal yönden dinlendiricidir. Bunlar insanı mutlu ederek çalışma verimini artırır.

Kişiler, çevresindeki farklı görüşlere anlayış ve hoşgörüyle yaklaşmalı tutarlı davranmalıdır. Evde, iş yerinde, okulda hoşgörülü davranmak ve insanlarla iş birliği yapmak, kişinin hem kendinin hem de toplumun gelişmesini sağlar.

İnsanlar yaşamları boyunca çeşitli sorunlarla karşılaşabilir. Önemli olan bunları aşmanın yollarını bulmaktır. Okul hayatında yaşanan sorunlar karşısında sınıf öğretmenine veya rehber öğretmene danışılmalıdır. Gerekirse okul yöneticilerinden de yardım alınmalıdır. Böylece sorunlar daha da güçleşmeden yerinde ve zamanında müdahale edilerek çözülebilir.

Zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığın korunması için anne ve babanın bu konuda eğitilmesi çok önemlidir. Bu konuda okulda öğretmenlere ve rehber öğretmenlere önemli sorumluluklar düşer.

Okul ve aile hayatında çözülemeyen sorunlar için hatalı bilgi ve yaklaşımlardan korunmak amacıyla zihinsel, duygusal ve sosyal sağlık konusunda uzman olan psikolog ve psikiyatrlardan yardım alınabilir. Psikologlar, fen edebiyat fakültelerinden dört yıllık eğitim alarak mezun olan, insan davranışlarının neden ve sonuçlarını inceleyen uzmanlardır. Bunlar, kişinin psikolojik sağlığa kavuşması için terapi uygularlar. Bu meslek grubuna mensup uzmanlar özel klinikler, ana okulları ve kreşler, hastaneler, okullar, huzurevleri ile rehabilitasyon, rehberlik araştırma ve sosyal hizmet merkezlerinde görev yaparlar. Psikiyatrlar ise tıp fakültelerinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlaşmış hekimlerdir. Kişinin duygusal ve davranışsal sorunlarını terapi ve ilaçla tedavi ederler. Terapi, ruhsal sorunların çözümünde kullanılan bir yöntemdir. Hastaneler ve ruh sağlığı merkezlerinde hizmet verirler.

Her iki meslekte de uzmanların amacı kişiyi terapiye veya ilaca bağımlı olmadan ruhsal sıkıntılardan kurtarmaktır. Psikologlar ve psikiyatrlar çoğunlukla beraber çalışarak ruh sağlığı alanında yapılan bilimsel araştırmaları takip eder ve bunların ışığında sorun yaşayan birey için en etkin yöntemi belirlerler.

Okul ve aile ortamında çözülemeyen zihinsel, duygusal ve sosyal sorunlar için psikolog ve psikiyatrlardan yardım alınmalıdır.

Aile ortamında, iş yerinde, okulda hoşgörülü davranmanın ve insanlarla iş birliği yapmanın insanın zihinsel, duygusal ve sosyal sağlığı üzerindeki olumlu etkileri oldukça fazladır.

Zihinsel, Duygusal ve Sosyal Sağlığın Önemi nedir? - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

BENZER İÇERİKLERİlginizi çekebilecek diğer içerikler

SOSYAL MEDYADA BİZSitemizin sosyal medya hesapları

RASTGELE İÇERİKLER

İyi bir okulun özellikleri nelerdir? Y Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları Maddelerin Özelliklerine Göre Kullanım Alanları Enerji tasarrufu haftası nedir? B harfi ile başlayan zıt anlamlı kelimeler Fatma Aliye

FACEBOOK'TA BİZ

Online İlkokul

Hoşgeldiniz

Online İlkokul Sanal Alemin İlkokulu - Tüm Hakları Saklıdır