Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Öğretmenler Günü İle İlgili Konuşma Metinleri

Ana Sayfa » Belirli Günler ve Haftalar » Öğretmenler Günü İle İlgili Konuşma Metinleri
Öğretmenler Günü İle İlgili Konuşma Metinleri

Öğretmenler Günü İle İlgili Konuşma Metinleri

Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir.

Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir. Öbür çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi söyleyemem. Yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlamamla yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi öbür çocuklarla paylaşmak zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu.

Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu benim kıskançlığımı arttırıyordu. Özellikle “Ümmü” ile çok ilgileniyordu. Bu siyah saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu pek konuşkan değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık, sessiz bir tipti. Annem teneffüslerde “Ümmü” ile oynardı. Ümmü’nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesi ile sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa sürede meyvesini verdi.

Ümmü oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir ödül almışçasına “Ümmü’yü kazandım” diye seviniyordu. Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü’nün yaşantısını alt üst etti.

Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak istemiş fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor, kızgın odunların üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne oldu ise o zaman olmuş, sobadan fırlayan alevler Ümmü’yü sarmış. Dumanları gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü’yü yarı baygın halde kurtarmışlar, yangını da bastırmışlar.

Ev kurtuldu. Fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz oldu. Gösterildiği doktorlar Ümmü’yü ancak bir şokun konuşturabileceğini söylemişler. Annem Ümmü’yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı. Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu.

Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste rahatsızlandı. Rengi sararıyor, nefes almakta güçlük çekiyordu. Babam bir taksi getirdi, annemi bir battaniye içinde sarsmadan arabaya yerleştiriyorlardı ki; kekeleyen bir ses işitildi. “Öğretmenim ne olur iyi ol, seni çok seviyorum.” Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü’ydü bu.

Annem kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla, “Ah ne güzel Tanrım. Ümmü de konuştu.” dedi.

Ben de Başöğretmen Atatürk’ümün eğitim ordusunda öğretmen olacağım. Ben de bilgisizliğin karanlığına ışık tutacağım. Yurdumun çocuklarına bilgiden taç öreceğim. Öğrencilerimin gönüllerinde yaşayacağım.

Özlem ÖZTUĞ

Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden

Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.

Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz, dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.

Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcar.

Eğitim ve öğretimin temsilcileri,

Eğitim ve öğretimin temsilcileri, bu hizmetin gerçekleştirilmesinin yegane yardımcıları öğretmenlerimizdir. Öğretmen olmak isteyen bireyler, bu mesleğe hitap eden bir bölüm bitirmeli ve eğitime yeterlilik belgesi olan formasyon almalıdır. İlköğretim ilk derece sınıfları kapsamında olan 1. ve 4. sınıf ile arasında kalan sınıflara öğretmenlik yapan kişilerin branşı sınıf öğretmenliğidir.

Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak ve ülke başarısının ilelebet yükseğe çıkarılması için gerekli temel şey eğitimdir. Eğitim seviyesi ilerlemiş ve kültürlü milletler daima ülkeler tarihinde yer edinmişlerdir. Aynı zamanda birçok ülkece örnek alınmışlardır. Ülkeyi çağdaş seviyeye götüren, uygar ve kültürlü bireyler yetiştiren ve topluma büyük katkı sağlayanlar pek tabii öğretmenlerdir. Öğretmenler, pek kıymetli ve kutsal kişilerdir. Daima yılmadan sabırla insanlığı ileriye taşımak için çaba gösterirler. Bir kişinin ömrü boyunca kendini borçlu hisseden ve daima şükranla anılan kişi öğretmenlerdir.

Ömrümüz boyunca öğretmeni sayesinde yanlış yapmaktan korunmuş veya yaptığı doğrularda da hep bir öğretmen eli olan kişilerizdir. Hayatımızı kazanmamız ve geleceğimizi inşa etmemizde emeği geçen kişi öğretmenlerimizdir. Küçük yaşlarımızda onlar sayesinde yoğrulmuş ve kişiliğimizi kazanmışızdır. En az ebeveynlerimiz kadar üzerimizde emekleri vardır. Ülkemizde, cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte hayata konulan inkılâpların korunmasına ve hayatımıza konu edilmesinde, ülke gençliğine bunları aşılmakta en önemli katkı öğretmenlerimizindir.

Atatürk’ün şu sözü kendisinin öğretmenlik vazifesine verdiği önemi açıklar. İşte o söz şudur; “Öğretmenler, cumhuriyet sizlerin eseridir.” Yani; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk kendisinden sonra cumhuriyeti inşa edenlerin Türk öğretmenleri olduğu fikrindedir. Bu şuradan anlaşılıyor ki ; Atatürk İnkilaplarından olan harf kanunu 1 Kasım 1928’de kabul edilmiş. Öğretmenlerimiz, Türk alfabesini hemen bizzat öğrenmiş ve ardından bizlere öğretmek için emek sarf etmişlerdir. 24 Kasım 1928’de, Atatürk, Millet mektepleri Başöğretmenliği unvanını almış, ve öğretmenlerimize, öğretmenlik etmiştir. O günden bu yana Atamızın izinden giden öğretmenler ülke başarısına en çok katkı sağlayanlardır.

Yine Cumhuriyet’in kurulduğu ve zor zamanlarımızdan sıyrıldığımız günlerde öğretmenlerimiz çok büyük azimle halka okuma yazma öğretmiş ve ülkenin eğitim seviyesini artırmışlardır. Bu sayede okullar açılmış ve Atamızı örnek alan Türk Gençleri yetiştirilmiştir. Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yıldönümünün kutlandığı 1981 senesine denk gelen 24 Kasım’da bu gün başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’e ardından ülkeye katkı sağlayan tüm öğretmenlerimize hediye edilmiştir. O günden bu yana tüm yurt genelinde 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanır. O gün, öğretmenlik mesleği öğrencilere anlatılır. Öğrenciler, öğretmenlerine şükran ve sevgilerini sunarlar.  Okullarda coşkulu kutlamalar gerçekleşir.

Harf devrimini yapan Mustafa Kemal Atatürk,

Sevgili Arkadaşlar!

Harf devrimini yapan Mustafa Kemal Atatürk, yeni harflerin öğretilmesi için yazı tahtasının başına geçti. Milletimize yeni harfleri öğretmek için canla başla çalışmaya başlamıştı. Bakanlar Kurulu 11 Kasım 1928 günü yaptığı toplantıda, Ata’mıza “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını verdi. 24 Kasım, Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür. Ata’mızın yüzüncü doğum yıldönümünün kutlandığı 1981 yılında, 24 Kasım’ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi.

Öğretmenler gününde, öğretmenlerimizin değerini, sorunlarını ve hizmetlerini hatırlar, onların emeklerini boşa çıkarmamak için gayrete geliriz. Biliriz ki, çalışkan, dürüst ve insani değerlere sahip insanlar olmamız, öğretmenlerimize verebileceğimiz en güzel armağandır.

Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Sevgi dağıtıp içimizi aydınlatan öğretmenler bizi doğruya yöneltir, bilgili kişiler olmamız için çaba gösterirler. Dünyayı tanıtırlar bize. Gerçeği, daima gerçeği, yeniliği, gelişmeyi ve bilimi anlatırlar. Yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur, doğruluk, dürüstlük ve yardımseverlik gibi evrensel değerlere ulaşmamızı sağlarlar. Bize anne olurlar, baba, kardeş ve arkadaş olurlar.

Dünyanın en saygın insanları olan, siz öğretmenlerimin huzurunda saygı ile eğilirim. Geleceğimiz, gözlerinizde gördüğümüz ışıltılar gibi aydınlık olsun!

İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken

İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekileri hissetmeye çalışır. Yemeyi, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara rağmen yine de yardıma muhtaçtır.

İnsanın yaşamdaki ilk yardımcıları anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve öğretim yetersiz kalır. Çocuğun bu döneminde ihtiyaç duyduğu bilgileri, ancak okulda öğretmen kılavuzluğunda sistemli bir eğitimle olacağı ve yönlendirileceği somut olarak ortaya çıkmıştır. Okulun ve öğretmenin devreye girmesiyle ailenin de bu konuda sorunu çözülür.

Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir.

Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen uluslar, başka ulusların kölesi olmaya mahkumdurlar. Kalkınmanın temel şartı eğitim ve öğretimdir.

Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşam hazırlayan kimsedir. Öğretmenler gününün amacı öğretmenin toplumdaki yerini, rolünü, önemini ve değerini kavratmak, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni olması gerekli yüce konuma oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarında bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte, Öğretmenler Günü, bu fedakar öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür. Millet Mektepleri in açılışı ve Atatürkün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimizle kutlar saygı ve sevgilerimizi sunarız.

Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği

Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bugün tüm öğretmenlerimizin hizmetlerine karşılık, unutulmadıklarını gösteren bir gündür.

Öğretmenlik, insanlık tarihinin en önemli ve ölümsüz mesleğidir. Öğretmen, insanların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan, yaşamları boyunca kendilerine gerekebilecek bilgileri kazanmalarına yardımcı olan ve topluma arkasını dönmeden toplumun sürekli önünde giden bir gönül eridir. Bundan dolayı da karşısına çıkabilecek zorluklar kendisini yıldırmayacaktır, yıldırmamalıdır.

Her işi bilen, her işi yapan, bilgi deposu ve ayaklı kütüphane olmak yerine; bilgi kaynaklarını öğreten yönlendiren, değerlendirme alışkanlığı kazandıran bir kişidir, öğretmen.

Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy’e geçerken yanına biri yaklaşıp: Üstat, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik. Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya. Öğretmenler kılavuzdur. İşini ve yolunu bilen kılavuzla yolculuk mutlaka iyi sona erer.

Öğretmenlik mesleği, her şeyden önce bir ideal, gaye ve bir hizmet mesleğidir. Toprak altına atılan bir tohumun, onlarca tohum verebilmesi için kendisini feda etmesi gibi, bir öğretmen de hayatını bu anlamlı ve şerefli meslek uğruna adayabilmelidir.

Bir insanı kurtarmanın, bir âlemi kurtarmak kadar önemli olduğu çok iyi bilinmelidir. Çünkü iyi eğitilen bir insan, huzurlu bir toplum ve mutlu bir gelecek demektir. Başağın yetişmesine engel, zararlı otlar değil; çiftçinin ihmalidir. Bunun için muhatabı insan olan öğretmenlerin yapacağı bir hatanın telafisi yoktur.

Sevgi dolu bir öğretmen ışık demektir. Öğrenciler onu arar, onu sorar. Unutmayınız; kelebeklerini ışığa koştuğu gibi, çocuk yürekler, genç kalpler sevgiye koşar. Bunun için sevgiyi sunanın, sevgiyi hak etmesi gerekir. En çok sevilen öğretmen, en çok seven öğretmendir.

Kendini kontrol edemeyen bir öğretmen, öğrencisini hiç kontrol edemez. Kendi eksikliğini gören ve onu tamamlayan bir öğretmen, başarıya adaydır. Öğretmenlerin başarılı olmaktan başka bir seçeneği yoktur. Olsaydı öğretmen olmazdı. Öğretmen her şey değil, her şeye açılan kapı olmalı. Dolayısıyla öğretmen başarıyı hedef almalı, mükemmel olmayı değil.

Baş döndürücü bir gelişimin olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bunun için öğretmenlerin kendilerini yenilemeleri, gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekir. Öğretmen, hayatının her aşamasını planlamalıdır. Planı olmayanlar, başkalarının planına uymak zorunda kalırlar. Öğretmen yarını bir gün önceden yaşayan kişi olmalıdır. Onun hayalleri olmazsa, başkalarının hayallerinin de önemi olmayacaktır.

Öğretmen, yaptıkları kadar yapamadıklarından da sorumludur. Meşhur bir filozofa: Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz, diye sorulduğunda, Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş. Öğretmenin kendindeki gücü fark etmesi, harekete geçirmesi ve elindeki işlenmeyi bekleyen servetin kıymetini bilmesi gerekir. Çeşitli bahanelerin ardına sığınarak kendindeki bu gücü ve serveti eritmemelidir.

Öğretmen bir ayna olmalıdır. Kendisine bakanlar iyiyi, doğruyu, hoşgörüyü, geleceği görmelidir. Ayna kırık olursa ona bakanlar baktığına pişman olur. Öğretmenin bir ayna olarak kendisine çok iyi bakması gerekir.

Yeri doldurulmaz öğretici, eserine kıymet biçilemeyen varlık, kendini tüketerek etrafını aydınlatan mum, tahammülü seven idealci, her an muhtaç olduğumuz doktor, gerçeğin ve idealin üstadı, dünyanın en büyük sorumluluğuna sahip insandır öğretmen. Bugünü değil yarını düşünürsek gelecek çok daha iyi olacaktır. Bunu da biz öğretmenler başaracaktır.

Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlar, öğretmenlerimize yaşamları boyunca başarı, sağlık ve mutluluklar dileriz.

Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir.

Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.

Eskiden öğretmene “Muallim”, öğretmen yetiştiren okula da “Muallim Mektebi” denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848’de açıldı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.

Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur – yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma – yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma – yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.

Atatürk, Ulus Okulları dediğimiz Millet Mektepleri’nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata’ya Ulus Okullar Başöğretmenliği sanını verdi. 24 Kasım Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.

Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu anlatırdı.

Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular. Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir’i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.

Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye’nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı. Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu. Bu nedenle Atatürk “Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” Sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir.

Atatürk’ün 100. Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.

Öğretmenler Günü’nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler Günü’nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı içerek göreve başlarlar.

Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.

Öğretmenler sevgi dağıtır. İçimizi aydınlatır. Bizi doğruya yöneltir. Bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Dünyayı tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Gerçekleri anlatır. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir.

Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir.

Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.

Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.

“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.

Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.

Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.

Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.

Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.

Toplumun gerçek mimarı, sadakatin eşsiz örneği,

Toplumun gerçek mimarı, sadakatin eşsiz örneği, her türlü zorluğa sabreden ve milletin istikbalinin garantiye alınması konusunda durmadan koşan sensin benim aziz öğretmenim…

Sen akıp giden zaman içerisinde bazen bir köprü oldun; cahillikten ilme, karanlıktan aydınlığa…

Bütün sultanlar, kıralar, padişahlar, bakanlar başbakanlar senin  önünde diz çöktüler… Şairin nağmelerinde senin sesin yankılanır. Ressama zamanı durdurma  sırrını veren sensin…

Sen karanlığı aydınlatan ışık, geceyi gündüze çeviren güneşsin… Çaresizliğe çare, gönül yarasına merhemsin.. Türk Milletindeki birlik ve beraberlik senin ruhundan fışkırdı. Bu cemiyet gerçek manada seninle millet oldu, devlet kurdu, Türk ismini dünyaya duyurdu…

Yüzyıllar ötesine sana sesleniyorum öğretmenim:

Mimar  Sinan’ın kubbelerinde çınlayan ses senindir. Malazgirt’teki kılıç şakırtılarında senin sesin okunur.Bizas surlarına  Türk bayrağını dikmek için tırmanan  Ulubatlı Hasan senin öğrencindir. “Alimlerin ayağından sıçrayan  çamur  cübbemiz için süstür” diyen Fatih Sultan Mehmet senin öğrencindir…

Senin bilgi bahçenden  kaynaklanan “bad-ı saba”ların estikçe; gül bahçelerinde tomurcuklar rengarenk açacak,burcu burcu kokacak ve bu halleriyle etrafa hayat saçacaklardır…

İzmir’in işgalinin ardından “Biz muallimler, bu davada haklı olduğumuzu ispat ve bu davanın doğru olduğunu anlamak için İzmir’in arkasından göğsümüzle çarpışacağız, Nesl-i atiyi de  ona göre hazırlayacağız.” Diyen kişileri temsil ettiğini unutma…

“Muallimler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Diyen ve muasır medeniyetin üstüne  çıkma yolunda, senden daha çok ve önemli görevler bekleyen Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün senin  öğrencin ve eserin olduğunu unutma…

Akif’le  beraber zulme karşı Çanakkale’de  haykıran yiğit, haksızlık karşısında eğilmeyen baş ol…

Senin işinin de  bir çeşit doktorluk olduğunu unutma; senin hastaların körpe çocuklar, taze gençlerdir. Hayatlarının baharını yaşayan bu hastalarını tedavi ederken, bilgi neşterini çok dikkatli kullan. Unutma ki ne ekersen onu biçersin..

Öğretmenler Günü İle İlgili Konuşma Metinleri - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

  • Son Yorumlar

  • SOSYAL MEDYADA BİZSitemizin sosyal medya hesapları

    ÖNE ÇIKAN KATEGORİLER

    RASTGELE İÇERİKLER

    Hangi mevsimde hangi sebzeler ve meyveler yenilmelidir? Damarımda kan gönlümde heyecan Güvenliğinizi tehdit edebilecek bir durumla karşılaştığınızda neler yapmalısınız? Acı söz adamı dininden, tatlı söz yılanı ininden çıkarır atasözünün anlamı nedir? Temel Dini Bilgiler Dersi İslam ve sosyal hayat ile ilgili online test ve sınav 1 Anı

    FACEBOOK'TA BİZ

    Online İlkokul

    Hoşgeldiniz

    Online İlkokul Sanal Alemin İlkokulu - Tüm Hakları Saklıdır