Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Öbür dünyada görüşmek deyiminin anlamı nedir?

Ana Sayfa » Deyimler » Öbür dünyada görüşmek deyiminin anlamı nedir?
Öbür dünyada görüşmek deyiminin anlamı nedir?

Öbür dünyada görüşmek deyiminin anlamı nedir?

Öbür Dünyada Görüşmek Deyiminin Anlamı ve Açıklaması

Öbür dünyada görüşmek ne demektir?

Öbür dünyada görüşmek deyiminin anlamı nedir?

Öbür dünyada görüşmek:

Uhrevi inanışlara göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Allah’a hesap vereceği yerdir öbür dünya.

İnsan şerefli, haysiyetli, onurlu bir varlıktır. İnsan hürriyetine, saygınlığına, namus ve şerefine yönelik bir haksızlık nasıl sorumluluk gerektiriyorsa, canına ve malına yapılan bir haksızlık da o derece ağır bir sorumluluk gerektirir. İnsan bilerek ya da bilmeyerek, birisine haksız bir davranışta bulunmuş olabilir, onu mağdur bir duruma düşürüp bazı haklarının elinden çıkmasına sebep olabilir. Böyle bir durumda pişman olabiliriz.

İslâmda bir Allah hakkı, bir de kul hakkı vardır. Allah hakkı, her insanın Rabbine karşı yapması gereken kulluk vazifeleridir. Bu hususta yaptığı bir kusur, günah ve eksiklikten dolayı Allah’a yalvarır, tövbe ederek af diler. Fakat kul hakkı öyle değildir. Onun bir tek telâfisi vardır, o da haksızlığa uğrayan, kişiyle görüşüp özür dilemek, helâllik istemekle, maddi bir kaybı varsa ödemekle olur.

Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyorlar: “Bir kimse kardeşinin haysiyetine, yahut malına haksız olarak taarruz etmişse, iltimas olarak verilebilecek altın ve gümüşün bulunmadığı günden (kıyamet) önce helâlleşsin. Aksi halde, yaptığı haksızlık nisbetinde onun iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden adama verilir.” Peygamberimizin (sav) tavsiyesine göre, bu durumda helâlleşmekten başka çıkar yol yoktur. Allah diğer günahlarını bağışladığı halde kul hakkını bağışlamamaktadır. Bunun için mesele, hak sahibinin gönlünü almakla, rızasını kazanmakla çözülüyor. Siz, haksızlığa uğramasına sebep olduğunuz kişiye gider, önce bir hata yaptığınızı itiraf ederek özür diler, sizi affetmesini, hakkını helâl etmesini rica edersiniz. Maddi bir kaybı varsa, imkânınız nisbetinde onun razı olabileceği ölçüde hakkını verirsiniz. Böylece elinizden geleni yapmış olursunuz. Muhatabınız da sizi hoş karşılar, hakkını helal ederse, sorumluluğunuz kalkmış olur. Hadis-i şerifte açıklandığı gibi, dünyada iken helâlleşerek âhiretteki hesaplaşma ve azaptan kurtulmuş olursunuz.

Sahabelerden birisi, öldükten sonra Hz. Peygamber (sav)’in makamının kendilerinden çok yüce olacağını ve Hz. Peygamber (sav)’den ayrı kalacaklarını düşünerek üzülmüş ve ağlamış. Üzüntüsünün sebebini soran peygamberimiz (sav)’e: “Biz dünyada senden ayrılmaya hiç tahammül edemiyoruz ya Rasulullah. Öldükten sonra senin merteben bizden yüce olacağı için seni göremeyeceğiz. Senin ayrılığına nasıl tahammül edebilirim?” diye derdini açar. Bu olay üzerine Nisa Sûresinin 69. ayeti nâzil olmuş, Allah’ı ve Rasulullah’ı sevenlerin berzah âleminde ve âhirette de, dünyadaki gibi, Hz. Rasûlullah ile birlikte olacakları bildirilmiştir.

Nisa Sûresi 69. ayet: “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştırlar.”

Bir hadiste buyuruluyor ki:

İki dost müminden birisi vefat edip cennetle müjdelenir. Nice sonra hayatta olan kişi dostunu hatırlayarak, “Ey Allah’ım! Şüphesiz filanca benim dostumdur. Bana, Sana ve Resûlüne itaati, hayrı emreder, kötülükten men eder, benim hiç şüphesiz Sana kavuşacağımı haber verirdi. Ey Allah’ım! Benden sonra onu sapıklığa düşürme ki, bana gösterdiğin nimeti ona da gösteresin. Benden hoşnut olduğun gibi ondan da hoşnut olasın” der.

Sonra diğeri de ölür ve ruhları bir araya gelir de, “Her biriniz kardeşi hakkında söyleyeceğini söylesin” denir. Her ikisi de birbirinden razı olduğunu haber verince Cenab-ı Hak ikisi için: “Ne güzel kardeş, ne güzel arkadaş, ne güzel dost” buyurur.

Bu sefer de iki dost inkârcı insandan biri öldüğü zaman ve yerinin ateş olduğu haber verildiğinde ise dünyadaki dostunu hatırlayarak, “Ey Allah’ım! Benim dostum olan falanca bana, Sana ve Resûlüne isyanı, kötülüğü emreder, hayırdan men eder, Sana kavuşmayacağımı bana söylerdi. Ey Allah’ım! Benden sonra onu hidayete erdirme ki, bana gösterdiğin cezanın bir mislini de ona gösteresin” der.

Cenab-ı Hak da onlardan her biri için, “Ne kötü kardeş, ne kötü arkadaş, ne kötü dost” buyurur. Bunun üzerine onlar birbirine lânet etmeye başlarlar.

Öbür dünyada görüşmek deyimi ile ilgili örnek cümleler:

Biz ancak mahkemede, rüyada, bir de ahirette görüşürüz diyor.

Öbür dünyada görüşmek deyimi

Alacağım olsun sizden,
Sevapları bölüşürüz.
Umuyorum hepinizden,
Ahirette görüşürüz.

Şiirin devamı için tıklayınız.

Öbür dünyada görüşmek deyiminin anlamı nedir? - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

BENZER İÇERİKLERİlginizi çekebilecek diğer içerikler

SOSYAL MEDYADA BİZSitemizin sosyal medya hesapları

ÖNE ÇIKAN KATEGORİLER

RASTGELE İÇERİKLER

İçi açılmak deyiminin anlamı nedir? S Harfi ile Başlayan Eş Sesli Kelimeler Dini Şiirler Zorla güzellik olmaz 387A sayısı 3 ile kalansız tam bölünebiliyorsa A yerine gelebilecek rakamların toplamı kaçtır? Dördüncü Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Kronolojik Olaylar Sıralaması

FACEBOOK'TA BİZ

Online İlkokul

Hoşgeldiniz

Online İlkokul - Tüm Hakları Saklıdır