Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye …

Ana Sayfa » Genel » Bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye …
Bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye …

Bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye …

Paylaşma ve yardımlaşma ile ilgili hikayeler

CİMRİNİN KEDİLERİ

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde, zengin bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye zırnık koklatmazmış. Cimrinin biriymiş. İşte bu zengin ve merhametsiz adamın konağında ihtiyar bir kedi yaşıyormuş. Yaşına rağmen doğurgan bir kediymiş. Her seferinde yedi sekiz tane yavru dünyaya getirirmiş. Bu yavruların hepsi, birbirinden güzel olurmuş. (…)

Cimri adamın hizmetçileri, bu sevimli yaratıklara özenle bakar, koruyup kollamaya çalışırlarmış. Başka komşulara bile vermeye kıyamazlarmış. (…) Fareler, onların korkusuyla bıyıklarının ucunu bile göremezlermiş.

Anne kedi, bazen yavrularını başına toplayıp öğüt verirmiş:

– Yavrularım, dermiş.

Görevinize dikkat edin. Emek olmadan yemek olmaz. (…) Efendimize karşı saygısızlık yapmayın.

Zavallı anne kedi, efendisi hakkında böyle düşünürmüş ama ev sahibinin ne acımasız bir adam olduğundan habersizmiş. Her nasılsa o yılın sonlarında cimri adamın gelirinde bir azalma görülmüş. Hesap üstüne hesap yapıyormuş, açığı bir türlü kapatamıyormuş. (…) Sonunda düşüne düşüne bütün suçu anne kediye yüklemiş. Hayvancağızı karşısına alıp:

– Bana bak, demiş. Bıktım senden de yavrularından da… Her yerde ayağıma dolaşıp duruyorsunuz. Sizin masraflarınız yüzünden yıllık gelirim altüst oldu. Topla yavrularını ve defol başımdan.

(…)

Kedicik, iki gözü iki çeşme, ağlaya ağlaya yavrularının yanına gitmiş. Onları peşine takıp konaktan ayrılmış. Hep birlikte, eski bir çatı katına sığınmışlar.

(…)

Günün birinde, cimri adamın evine uzaktan bir misafir gelmiş. O da onun gibi zengin bir adammış. Yemişler, içmişler. Sonra da bizim cimri zengin, öbürüne dert yanmaya başlamış:

– Hiç sorma arkadaş, demiş. Az kalsın bu yıl zenginliği elimden kaçırıyordum. Uyuz kedileri başımdan defettim de kurtuldum.

– Anlamadım, demiş öteki zengin. Bunun üzerine cimri adam, bütün olup bitenleri anlatmış. Öbürü başını sallayıp gülmüş:

– Sen zekât veriyor musun dostum? diye sormuş.

– Hayır.

– Fakire, fukaraya yardım edip sadaka dağıtıyor musun?

– Çıldırdın mı sen? Kendi paramı başkasına niçin vereyim?

– Öyleyse beni dinle arkadaş, demiş misafir. Bizim zenginlerin malında fakirin, fukaranın hakkı vardır. Biz onlara verdikçe onlar da bizim hakkımızda hayır duaları ederler. Duaların içerisinde bereket vardır.

Malımızı artırır. Vermeyip cimrilik yapacak olursak bu bereket kaybolur ve günün birinde her şeyimizi yitirmiş oluruz. Sonra da hıncımızı zavallı kedilerden almaya kalkarız.

Bunları duyunca, bizim cimri zengini bir düşüncedir almış. Gece sabahlara kadar uyuyamamış. Rüyasında, kovduğu kedilerin yalvaran bakışlarıyla rahatsız olmuş. Nihayet sabah olunca hizmetçileri gönderip kedileri yeniden konağa getirtmiş. Böylece kediler sefaletten, adam da cimrilik ve merhametsizlikten kurtulmuş.

Üzeyir GÜNDÜZ

Bir adam varmış. Zengin olmasına zenginmiş ama kimseye … - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

  • Son Yorumlar

  • SOSYAL MEDYADA BİZSitemizin sosyal medya hesapları

    ÖNE ÇIKAN KATEGORİLER

    RASTGELE İÇERİKLER

    Öğretmenler Günü nedir? Sosyal Bilgiler dersinde öğrenilecek kavramlar nelerdir? Sınıf eşyalarını kullanırken nelere dikkat etmeliyiz? Atatürk’ün bilime ve akılcılığa verdiği önem KONUŞAN KİTAP – Burası bir kitabeviydi. Nasıl ki çocukların … Acıkan doymam, susayan kanmam sanır atasözünün anlamı nedir?

    FACEBOOK'TA BİZ

    Online İlkokul

    Hoşgeldiniz

    Online İlkokul Sanal Alemin İlkokulu - Tüm Hakları Saklıdır